• Biyoloji 3 Ders Notları



2016-2017
Eğitim Yılına Uygundur

 

AÇIKLAMA
Biyoloji 10. Sınıf ders kitabının
1.Ünitesi Biyoloji – 3 dersi içindir
2. ve3.Üniteleri Biyoloji – 4 dersi içindir
Ders Notları Bu Kitaba Göre Çıkartılmıştır.

 

ÜNİTE 1 : ÜREME
1. KONU : Mitoz ve Eşeysiz Üreme

Bütün canlılar hücre ya da hücrelerden meydana gelmiştir. Her hücre, daha önceki bir hücrenin bölünmesiyle oluşur.

Çok hücreli canlılarda çoğalan hücreler farklılaşarak dokuları; dokular organları; organlar sistemleri ve sistemler de organizmayı meydana getirir

Bir hücreli canlılarda hücrenin bölünmesi, organizmanın çoğalmasını sağlar.

Çok hücreli canlıların kendilerine benzer bireyler meydana getirebilmeleri için genellikle büyüme ve olgunlaşma aşamalarını geçirmeleri gerekir. Bölünen hücreler çoğaldıkça organizma büyümekte; gelişim süreci içerisinde hücreler farklılaşmakta ve organizma olgunlaşmaktadır

Prokaryotik hücreler basitçe ikiye bölünerek çoğalırken, ökaryotik hücreler mitoz adı verilen hücre bölünmesi ile çoğalırlar.

Bir hücrenin mitoz yapabilmesi için yeterince büyümesi gereklidir. Bu büyüme hücrenin özelliğine, tipine ve işlevine göre değişebilir.

Hücre DöngüsüKaynak : www.tembelogrenci.com
» Bir hücrenin bölünmeye başlamasından itibaren onu takip eden diğer hücre bölünmesine kadar geçen zaman aralığına hücre döngüsü denir.
» Hücre döngüsü, interfaz, mitoz ve sitokinez evrelerinden oluşur
» İnterfaz evresinde hücre büyür, bölünme sürecinde gerekli olan proteinler sentezlenir ve kromozomlar kopyalanır
» Hücrenin bölünmesi, interfaza göre daha kısa süren mitoz evresinde gerçekleşir.

1. MİTOZ

Bölünme yeteneğine sahip olan bir vücut hücresi, art arda birçok mitoz geçirebilir. Mitoz geçirecek olan hücrenin büyüyüp bölünmeye hazırlandığı evreye interfaz denir. İnterfazda hücre, sitoplazmasını ve içeriğini artırarak ve metabolizmasını hızlandırarak bölünmeye hazırlanır. Bu sırada DNA replikasyonu ile genetik materyal iki katına çıkarılır. Böylece kalıtsal madde, oluşacak iki yeni hücre için yeterli duruma getirilir

nterfazda her kromozom kendisini kopyaladığı için, bu evrenin sonunda her kromozom ikizi olan diğer kromatitle birlikte iki kardeş kromatitten oluşur; kromozomdaki iki kromatit, sentromer kısımlarından birbirine tutunmuştur. Bu evrede, hücre sitoplazmasındaki diğer organellerin sayısı da artmıştır.

İnterfaz tamamlandıktan sonra mitotik evre başlar. Mitotik evre; hem çekirdeğin bölünmesini (karyokinez) hem de sitoplazma bölünmesini (sitokinez) kapsar. Mitoz; profaz, metafaz, anafaz ve telofaz aşamalarından oluşur.
Şimdi bu aşamaları tanıyalım:

 

1.1 Profaz
Eşlenmiş olan kromatitler kalınlaşır, kromozom ikili kromatit halinde belirgin duruma geçer. Kromatitler sentromerlerle birbirine bağlanmıştır. Sentromer kinetokorların bulunduğu daralmış bölgedir.

 

Hayvan hücrelerinde interfazda eşlenen sentrozomlar birbirinden ayrılarak zıt kutuplara çekilir. İğ iplikleri oluşur. Kromozomlar sentromerlerinden iğ ipliklerine tutunur. Çekirdek zarı ve çekirdekçik kaybolur.

 

1.2 Metafaz
Kardeş kromatitler ekvatoral düzlemde tek sıra halinde dizilir. Kromozomların en belirgin görüldüğü evredir.

 

1.3 Anafaz
Kardeş kromatitler birbirinden ayrılarak zıt kutuplara çekilir.

 

1.4 Telofaz
Kromozomlar tekrar kromatit ağına dönüşür. İğ iplikleri kaybolur. Her kutupta çekirdek zarı oluşur, çekirdekçik görünür hale gelir.

1.5 Sitoplazma bölünmesi (Sitokinez)
Sitoplazmanın bölünmesi genellikle telofazın sonuna doğru başlar.
Böylece mitozun tamamlanmasından kısa bir süre sonra iki hücre meydana gelir. Sitoplazmanın bölünmesi hayvan hücrelerinde ve bitki hücrelerinde farklı şekilde gerçekleşir.

Hayvan hücrelerindeki sitokinez sırasında çekirdek bölünmesi tamamlandıktan sonra, hücre ortadan boğumlanarak ikiye bölünür ve iki ayrı hücre oluşur.

Bitki hücrelerinde hücre çeperi olduğu için sitokinez sırasında, hücrede boğumlanma gerçekleşemez. Bunun yerine telofaz sırasında Golgi aygıtında oluşan kesecikler mikrotubüller boyunca ilerleyerek hücrenin ortasında bir hücre plağı (ara lamel) oluşturur. Kesecikler içerisinde taşınan hücre duvarı materyali, selüloz ve pektin hücre plağı içersinde birikir. Hücre duvarı büyür ve çevredeki hücre zarıyla kaynaşıncaya kadar genişler. Böylece bitki hücresi iki yavru hücreye bölünmüş olur.Kaynak : www.aciklisedersleri.com

2. ÜREME TİPLERİ

Üreme; canlıların kendine benzer yeni bireyler meydana getirmesi olup canlıların temel özelliklerinden biridir.
Canlılar, nesillerini devam ettirebilmek için üremek zorundadır.
Çoğu canlıda üreme, içgüdüsel olarak gerçekleşir. Canlılar arasında eşeyli ve eşeysiz olmak üzere iki çeşit üreme görülür

Bir hücrenin veya bir canlının döllenme olmaksızın tamamen kendi vücuduna benzer bireyler oluşturması şeklinde yapılan üremeyeeşeysiz üreme denir.

Eşeysiz üremede tek bir ata vardır. Temeli mitoza dayalı olduğundan, eşeysiz üreyen canlılar tamamen birbirine benzer.

Eşeysiz üreyen canlıda üreme hızı yüksektir. Kısa zamanda çok sayıda birey oluşturur ve yayılır.

Genel olarak; protistlerde, sünger ve sölentler gibi omurgasızlarda, mantarlarda ve bazı bitkilerde görülür.

Eşeysiz üreme beş grupta incelenir.

2.1. Bölünerek Üreme

Bakterilerde, arkelerde, bazı protistlerde görülür.

Bakterilere halkasal dna bölünme sırasında kendini eşler. Eşlenme tamamlanınca dna’lar birbirinden ayrılır, sitoplazma bölünmesi olur. Sonuçta iki bakteri oluşur. Bakterilerde üreme 20 dakikada gerçekleşir. Olumsuz çevresel faktörler üremelerini sınırlar.

Amipte her yönde, paramesyumda enine, öglenada ise boyuna bölünme görülür.

2.2. Tomurcuklanma

Ana canlının bir bölümünde hücre bölünmesi sonucu oluşan tomurcuk şeklindeki çıkıntının gelişmesiyle yeni bir birey oluşur.Sünger, mercan, hidra gibi omurgasızlarda, mantarlardan bira mayasında görülür.Kaynak : www.aciklisedersleri.com

Bira mayasında olduğu gibi tomurcuklar bir arada bulunarak kolonioluşturabilir ya da hidrada olduğu gibi tomurcuklar ana bireyden ayrılarak yaşamını sürdürebilir. Hidralarda ana bireye yada zemine tutunarak yaşayan canlıya polip denir. Polipler koloni oluşturabilir. Poliplerden eşeysiz olarak çoğalıp ayrılarak yaşamlarını serbest olarak sürdüren bireylere medüz (örnek; deniz anası) denir.

2.3. Rejenerasyon (Yenilenme)

Planarya, denizyıldızı gibi bazı canlıların kopan vücut kısımlarının kendilerini tamamlayarak yeni bireylere dönüşmesidir.

Gelişmişlik düzeyi arttıkça yenilenme yeteneği azalır. Yenilenme yeteneği gelişmiş canlılarda doku düzeyindedir. Kertenkeleler kopan kuyruklarını yenileyebilir. Memeli hayvanlarda ve insanlarda kırılan kemiklerin onarımı şeklinde olur.

2.4. Sporla üreme

Sporlar olumsuz koşullara dayanıklı özelleşmiş hücrelerdir. Uygun koşullarda çimlenip gelişerek yeni canlıyı oluşturur. Bazı bir hücrelilerde, mantarlarda, karayosunu ve eğrelti otları gibi canlılarda görülür.

Mantarların eşeysiz üremeleri sırasında haploit yapılı çok sayısı spor oluşur. Kamçısız, hafif ve küçük olan sporlar olgunlaştıklarında spor kesesi parçalanır, sporlar havaya karışırlar. Sporlar uygun ortamda çimlenirler. Daha sonra ince, uzun, dallanmış hifler ve miseller gelişir. Ve eşeysiz üreme tamamlanır.

Şapkalı mantarlarda sporla üreme

Sporla üreyen canlıların yaşam döngüsünde eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip etmesine döl değişimi (metagenez) denir. Döl değişiminde genellikle sporlar mayoz ile, gametler ise mitoz ile meydana gelir. Metagenez bir hücrelilerden plazmodyumda, hayvanlardan deniz analarında ve çiçeklerde görülür.

Plazmodyum insanda sıtma hastalığına neden olur. Plazmodyumun sporozoitlerini taşıyan sivrisinek insanı ısırdığında sporozoitleri bireye bulaşır. Bunlar karaciğer hücrelerine girerek birkaç gün içinde merozoitlere dönüşür. Merozoitler daha sonra alyuvar hücresine girer. Mitozlar ile çoğalır. Alyuvarları patlattıktan sonra insanda üşüme ve ateş şeklinde sıtma nöbeti baş gösterir. Sivrisinek insanı tekrar ısırınca bu gametositleri vücuduna alır. Döllenme sivrisineğin sindirim kanalında olur ve zigot meydana gelir. Zigotta mayoz bölünmeyle sporları oluşturur.

Plazmodium Malaria’nın Anofel ve İnsandaki Hayat Döngüsü

2.5. Vejetatif Üreme

Üremeden sorumlu olmayan vücut organlarının çeşitli yöntemlerle yeni bireyler oluşturmasıdır. Özellikle kültür bitkilerinde uygulanır. Temelinde mitoz bölünme bulunduğundan bir tek ana bireyden birbirinin genetik kopyası olan çok sayıda bitki elde edilir.

Kaynak : www.aciklisetestleri.com

Vejetatif üreme çeşitleri:

Sürünücü Gövde (Stolon) ile Üreme: Sürünücü gövdenin toprağa değdiği yerlerden yeni kökler çıkarak yeni birey gelişir. Örnek; Çilek

Yumru Gövde ile Üreme: Patates, yer elması gibi bitkilerin yumru gövdeleri üzerindeki gözlerde (nodyum) gelişen sürgünler yeni bitkileri oluşturur.

Yassı Gövde ile Üreme: Soğan, sarımsak, lale gibi bitkilerin gövdelerindeki gözler gelişerek yavru bitkileri oluşturur.

Rizom (Toprak Altı) Gövde ile Üreme: Ayrık otu, zencefil gibi bitkilerin rizomları üzerindeki gözlerden gelişen yeni sürgünler yavru bitkileri oluşturur.

Çelik ile Üreme: Bitkinin kesilen veya kopan dal, yaprak, gövde gibi kısımları köklendirilerek, yeni bir bitki üretilir. Örnek; Meyve ağaçları, bazı saksı bitkileri, Afrika Menekşesi.

Aşılama ile Üreme: Bitkiden alınan özel bir kısım, aynı türün farklı çeşitlerine veya akraba türleri üzerine birleştirilerek geliştirilir. Böylece farklı türlerin ya da çeşitlerin en iyi özellikleri bir bitkide birleştirilmiş olur. Örnek; Şeftali, erik, kayısı ağaçları aşılanabilir.

Daldırma Yöntemi ile Üreme: Ana bitkinin bir dalı, ana bitkiden ayrılmadan yalnız uçları hava ve ışık alacak şekilde bükülüp toprağa gömülür. Gömülen kısım köklenince ana bitkiden ayrılarak yeni bir bitki elde edilir. Örnek; Portakal, fındık, böğürtlen.

Doku Kültürü ile Üreme: Steril şartlarda yapay bir besin ortamında bitkinin hücre, doku veya organ gibi kısımlarından yeni doku, bitki ya da bitkisel ürünlerin üretilmesidir. Örnek; Orkide, zambak, manolya, bitkilerinin çoğaltılması.

Vejetatif üreme tohumla üremeye göre daha kısa sürede gerçekleşen üretim şeklidir. Tohumla Üretilmesi çok güç veya tohum oluşum süresi çok uzun olan bitkilerde üretim bu yolla yapılır.

2. KONU : Mayoz ve Eşeyli Üreme

1. MAYOZUN AŞAMALARI

1.1 İnterfaz
İnterfaz, üreme ana hücrelerinin büyüdüğü, bölünmeye hazırlık evresidir. Hücreler, interfaz evresinde, bölünme için gerekli olan proteinleri sentezler, DNA‘nın eşlenmesi ve organellerin çoğaltılması ile hücre bölünmeye hazır hâle gelir. Mayozun interfaz evresinin sonunda bütün kromozomlar iki kromatitlidir. Bu kromozomlar homolog kromozomlardır. İnterfazdan sonra mayoz, mayoz I ve mayoz II olarak iki bölümde meydana gelir

1.2 Mayoz I
İnterfaz aşamasından hemen sonra hücre mayoza başlar. Mayozun evrelerinin çoğu bazı önemli farklılıklarla birlikte mitozun evrelerine benzerlik göstermektedir

Profaz I: Mayoz’un en önemli ve en uzun safhasıdır. Kromatin ağı kısalıp kalınlaşarak kromozom halini almaya başlar. Bir anneden gelen, diğeri babadan gelen bir karakter ile ilgili olan homolog kromozomlar birbirine yaklaşarak değer. Bu olaya sinapsis denir. Böylece dörtlü kromatit grupları oluşur. Bu gruplara tetrat denir. Tetrat sayısı haploit kromozom sayısına eşittir. Homolog kromozomlarının kardeş olmayan kromatitlerinin birbirine dokunan parçaları arasında gen değiş-tokuşu olur. Bu olaya krossing overdenir. Krosing over ile yeni gen kombinasyonları meydana gelir.

Sentrozomlar birbirinden uzaklaşır, aralarında iğ iplikleri oluşur.Çekirdek zarı parçalanır, çekirdekçik görünmez olur. Sitoplazmada serbest kalan tetratlar kinetokorlarından iğ ipliklerine tutunur.

Metafaz I: Homolog kromozomlar, tetratlar halinde karşılıklı, rastgele hücrenin ekvator düzlemine dizilir.

Anafaz I: İğ ipliklerinin kısalmasıyla homolog kromozomlar birbirinden ayrılarak zıt kutuplara hareket eder. Bu olay hücrelerde kromozom sayısının yarıya inmesini sağlar.

Telofaz I: Kutuplara ulaşan haploit kromozomlar iğ ipliklerinden ayrılır. Kromozomlar etrafında çekirdek zarı oluşur. Sitoplazma bölünmesi de bu evrede olur.

Mayoz II başlamadan önce interfaz evresi görülmez. DNA eşlemesi olmaz. Sadece hayvan hücrelerinde sentrozom eşlemesi görülür.

Mayoz II: Normal bir mitoz gibi gerçekleşir.

Profaz II: Çekirdek zarı parçalanır, iğ iplikleri kromatitlerin kinetokorlarına bağlanır.

Metafaz II: Kromozomlar, hücrenin ekvator düzleminde dizilir.

Telofaz II: Kromozomlar kutuplara çekildikten sonra çekirdek zarı ve çekirdekçik yeniden oluşur. Bunu sitoplazma bölünmesi izler.

Sitoplazma bölünmesi hayvan hücrelerinde boğumlanarak bitkihücrelerinde ise hücre plağı oluşturarak gerçekleşir.

Bölünme sonunda haploit kromozomlu dört hücre oluşur. Mayoz II sonunda oluşan hücreler gamet ise bölünme yetenekleri yoktur, spor hücreleri oluşmuşsa bölünerek yeni bir bireyi oluşturabilir.

Facebook Sayfamız : www.facebook.com/TembelOgrenci
2. EŞEYLİ ÜREME

Farklı genetik özelliğe sahip olan dişi ve erkek üreme hücrelerinin birleşip yeni bir canlının oluşumuyla tamamlanan üreme şekline eşeyli üreme denir. Eşeyli üremenin temel olayları mayoz ve döllenmedir. Mayoz  ile diploit canlılarda üreme hücreleri (gametler) oluşturulur. Oluşan gametler haploittir ve dişi bireylerin üreme ana hücrelerinin oluşturduğu gametlere yumurta (n), erkek üreme ana hücrelerinin oluşturduğu gametlere sperm (n) denir. Dişi ve erkek gametin birleşmesi sonucu zigot oluşmasına döllenme adı verilir. Zigot döllenme sonucu oluştuğu için 2n kromozomludur. Zigotun geçirdiği mitozlar sayesinde hücre sayısı artar ve yeni bir birey oluşturulur

1. Çiçekli Bitkilerde Eşeyli Üreme
Bitkilerde, hayvanlardan farklı olarak mayozla oluşan haploit hücreler, mitoz yoluyla yeni haploit hücreleri meydana getirerek haploit gelişme evresi adı verilen bir gelişme evresi geçirir. Bu evrenin sonunda gametler oluşur. Çiçek, tohum oluşturabilen bitkilerin üreme organıdır. Tohumlu bitkilerde eşeyli üreme tozlaşma ile başlar, döllenmeyle devam eder. Döllenme gerçekleştikten sonra tohum ve tohumları çevreleyen meyveler oluşur. Canlılarda genetik çeşitlilik yalnızca mayoz ve eşeyli üremeyle olmaz. Ayrıca konjugasyon ve partenogenez görülen canlılarda da kalıtsal çeşitlik ortaya çıkmaktadır.

2.Konjugasyon:
→Aynı türden iki canlının, aralarında oluşturdukları sitoplazmik köprü ile gen aktarımı yapmasına konjugasyon denir.
→Böylece yeni özelliklere sahip olan bireyler oluşur.
→Konjugasyon ile üreme; bazı bakterilerde ve paramesyumda görülür.
►Bakterilerde konjugasyon:
→İki bakteri yan yana gelir.
→Bakteriler pilus adı verilen uzantılarla birbirine tutunur.
→Daha sonra, iki bakteri arasında sitoplazmik bir köprü kurulur.
→Bir bakteriden diğerine tek taraflı gen (plazmid) aktarımı gerçekleşir.
→Daha sonra iki bakteri birbirinden ayrılır.
Not:
 →Bakterler konjugasyon yapmadan önce, plazmidin bir kopyasını alır.
→Plazmit veren bakteriye; (F+), plazmid alan bakteriye; (F-) denir.
→Mayoz ve döllenme görülmez.
→Birey sayısı artmaz.
→Sadece çeşitlilik oluşur.
→Böylece bakteriler, kötü ortam koşullarına karşı dirençli hale gelmiş olur.
 
 ►Paramesyumda konjugasyon:
 →İki paramesyum yan yana gelir.
→Aralarında sitoplazmik köprü kurulur.
→Küçük çekirdek mayoz bölünme geçirir.
→Oluşan 4 küçük çekirdekten 3 tanesi ve büyük çekirdek kaybolur.
→Sadece bir tane küçük çekirdek kalır.
 
→Her bir paramesyumdaki, küçük çekirdek 1 endomitoz bölünme geçirir ve 2 küçük çekirdekoluşur.
→Çekirdeklerden bir tanesi karşılıklı olarak değiştirilir.
→Küçük çekirdekler birleşerek döllenme gerçekleşir.
→Daha sonra iki paramesyum birbirinden ayrılır.
→Her bir paramesyumda, 3 endomitoz gerçekleşir ve  8 çekirdek oluşur.
→Bu çekirdeklerden 3 tanesi kaybolur.
→Kalan 5 çekirdekten 4 tanesi büyür ve büyük çekirdeğe dönüşür
→Daha sonra küçük çekirdek 1 endomitoz bölünme geçirir ve 2 küçük çekirdek oluşur.

→Her bir paramesyumda,
mitoz bölünmegerçekleşir ve 2 büyük ve 1 küçük çekirdekler taşıyan paramesyumlar oluşur.
 
→Daha sonra her bir paramesyumdaki küçük çekirdek 1 endomitoz bölünme geçirir ve 2 küçük çekirdek oluşur.
→Paramesyumlar mitoz bölünme geçirir ve sonuçta 1 büyük ve 1 küçük çekirdek taşıyan8 paramesyum oluşur.

aciklisedersleri.com dan Kopyalanmıştır

Not:
Paramesyumda gerçekleşen konjugasyonda, mayoz bölünme vedöllenme gerçekleşir. Birey sayısı artar.
Bakterilerde gerçekleşen konjugasyonda,mayoz ve döllenme olmaz. Birey sayısıartmaz.

 

2. İNSANLARDA ÜREME SİSTEMİ

2.1 Dişi Üreme Sistemi 

Dişi üreme sistemi, yumurtalıklar, yumurta kanalı, döl yatağı, serviks ve vajinadan oluşur.

a. Dişi Üreme Organları
Yumurtalıklar (Ovaryumlar): Vücudun ön tarafında sağda ve solda birer tane olmak üzere karın boşluğunda asılı duran organlardır. Her ovaryumda çok sayıda folikül bulunur. Ergenlikle birlikte sırasıyla foliküllerde ayda bir tane yumurta üretilir. Ovaryum aynı zamanda östrojen ve progesteron hormonları salgılar.

Yumurta kanalı (Fallopi Tüpü=Oviduct): Yumurta kanalının ovaryuma bakan ucunda silli huni şeklinde yapılar bulunur. Bu yapılar ovaryumda üretilen yumurtayı alır, yumurta kanalına iletir. Eğer fallopi tüpünde sperm varsa, yumurta burada döllenebilir.

Döl yatağı (Uterus=Rahim): Döl yatağı kalın duvarlı, kaslı bir yapıdır. Döl yatağının iç kısmı mukus salgılayan ve bol kan damarı taşıyan endometriyum tabakası ile astarlanmıştır. Döllenme olmuşsa mitoz bölünmelerle kalınlığı artan endometrium tabakası, embriyoyu 2-4 hafta besleyecek ve gelişimini sağlayacak şekilde özelleşir. Daha sonra embriyo doğuma kadar plasentadan beslenir.Biyoloji 3 Özeti www.aciklisedersleri.com sitesinden alınmıştır

Serviks: Vajinayı uterusa bağlayan ve döl bölgedir.

Vajina: Dişi üreme sisteminin dışarıya bağlantısını sağlayan açıklıktır. Döllenmemiş yumurtanın, doku fazlalıklarının atılmasını ve doğumun gerçekleşmesini sağlar.

acikliseliyiz.net den Kopyalanmıştır

b. Menstrual Döngü (Adet Döngüsü)
Dişilerde yumurta hücresinin oluşması süresince ovaryum ve döl yatağında bir aylık devrede değişiklikler görülür. Bu devreye menstrual döngü denir. Folikül, ovulasyon, korpus luteum ve menstruasyon evrelerini kapsar. Menstrual döngü hipofiz hormonları tarafından kontrol edilir.

I. Folikül Evresi: Bu evre hipofizden FSH’nın salgılanmasıyla başlar. FSH etkisiyle foliküllerden biri uyarılır, gelişerek içi sıvı dolar. Foliküldeki yumurta hücresi olgunlaşır. Ayrıca folikülden östrojen hormonu salgılanır, artan östrojen etkisiyle hipofizin FSH salgısı azalır. Östrojen etkisiyle uterusta mitoz bölünmeler başlar. Bu evre 10-14 gün sürer.

II. Ovulasyon Evresi: Hipofizden salgılanan LH etkisiyle folikül yırtılır, olgunlaşan yumurta fallopi tüpüne geçer.

III. Korpus Luteum Evresi: Ovulasyondan sonra folikül hücresi sarı renkli yağ damlacıkları taşıyan korpus luteuma (sarı cisim) dönüşür. Korpus luteum progesteron ve az miktarda östrojen hormonu salgılar. Progesteron etkisiyle endometriyumda mitoz bölünmeler hızlanır, kan damarları genişler, mukus salgılı artar. Böylece döllenme olmuşsa embriyonun tutunup gelişeceği ortam hazırlanır. Gebelikte korpus luteumun bozulmaması için hipofizden LTH(prolaktin) salgılanır. Döllenme yoksa bu evre 10-14 gün sürer.

2.1 Erkek Üreme Sistemi
Erkek üreme sistemi; testisler, epididimis, vas deferens, yardımcı bezler ve penisten oluşur.

 

Testisler: Erkeklerde bir çift testis bulunur. Testisler karın boşluğunun dışında skrotum kese içinde bulunur. Her testiste çok sayıda seminifer tüpçükler bulunur. Bu tüpçüklerde sertoli hücreli ile sperm ana hücreleri bulunur. Sertoli hücreleri spermlerin beslenmesini sağlar. Sperm ana hücreleri mayoz bölünme ile spermatit hücrelerini oluşturur. Spermatitler epididimis kanalına geçer. Seminifer tüpçükleri arasına dağılmış leyding hücrelerinden testosteron salgılanır. Testosteron, spermatitleri olgunlaştırarak, döllenme ve hareket yeteneği olan spermlere dönüştürür. Spermler yaklaşık 20 gün epididimis kanalında bekler daha sonra vas deferense (sperm kanalı) geçer. Vas deferens spermleri üretraya taşır, buradan da penisle dışarı atılır.

 

Erkek Üreme Sistemindeki Yardımcı Bezler: Spermlerin içinde hareket ettiği ve spermlerin beslendiği sıvıları üreten bezlerdir. Bunlar postrat bezi, cowper bezi ve seminal keselerdir. Postrat bezi sperm ve idrarın aynı anda çıkışını engeller.

 

3. KONU : Büyüme ve Gelişme

1. FARKLILAŞMA VE ORGANOGENEZ.
Gastrula safhasında meydana gelen üç embriyonik tabakadan (ektoderm, endoderm ve mezoderm) organların gelişmesine organogenez adı verilir.

Hayvanlarda organogenezi etkileyen faktörler arasında gen faaliyetleri, hücre hareketleri ve karşılıklı hücre etkileşimleri yer alır. Organogenez sırasında hücre grupları özelleşerek özel dokuları ve organları meydana getirir.

2. EMBRİYONUN DIŞINDA YER ALAN ZARLAR

Döllenme ve segmentasyon ile gelişme sonrasında meydana gelen embriyo, sürüngenler, kuşlar ve memelilerde embriyonik zarlar ile korunur.

İnsanlarda sekiz haftalıktan sonra embriyoya cenin (fetüs) ismi verilir.tembelogrenci.com dan Kopyalanmıştır
İnsanda anne karnındaki embriyoyu koruyan ve işlev gören başlıca embriyonik zarlar, amniyon zarı, allantoyis kesesi, vitellus kesesi ve koriyondur

2.1 Amniyon Zarı
Amniyon, embriyoyu dıştan kuşatan ilk zardır. Embriyo ile amniyon zar arasında amniyon sıvısı vardır. Bu sıvı embriyoyu, mekanik etkilere karşı korur. Embriyoyu çevreleyen bu zar ilk koruyucu tabakadır.

2.2 Koriyon
Embriyoyu koruyan en dış tabakadır. Kuş ve sürüngenlerin yumurtalarında yumurta kabuğunun hemen altında yer alır ve gaz alışverişini sağlar. Memeli hayvanlarda ise plasentanın oluşumuna katılır.

2.3 Allantoyis
Kuş ve sürüngenlerde embriyonun metabolik atıklarının biriktirildiği kesedir. Allantoyis, aynı zamanda gaz alışverişinde de işlev görür. Plasentalı memelilerde allantoyis kesesi, embriyonik gelişim sırasında göbek kordonundaki atardamarlara ve toplardamara dönüşür.

2.4 Vitellus
Embriyoya besin maddelerini sağlayan bir kesedir. Bu kesenin zarında yer alan kan damarları, besin maddelerinin embriyo tarafından alınmasını sağlar. Plasentalı memelilerde bu kese küçüktür ve rahime tutunduktan sonra kaybolur. Embriyo besin ihtiyacını plasenta ile anne kanından karşılar.

3. İNSAN EMBRİYOSUNUN GELİŞİMİ
Rahimde bir ya da birden fazla embriyo taşımaya hamilelik denir. İnsanda hamilelik süresi yaklaşık 40 haftadır. Bu dönem, segmentasyon dönemi, embriyonik evre ve fetal evre olarak üç evreye bölünebilir. Embriyo, zigot oluşumundan sonra bu dönem boyunca hızlı gelişir. Embriyonun büyüklüğü hızlı bir şekilde artmasa da yapısal değişiklikler hızlı gerçekleşir. Bu değişiklikler DNA tarafından yönlendirilir.

Embriyonik gelişme dört grupta incelenir.
1. Segmentasyon
2. Gastrulasyon
3. Nörolasyon
4. Organogenez

3.1 Segmentasyon Dönemi
Yumurta ile spermin döllenmesinden sonra oluşan zigot hızlı bir şekilde mitoz bölünmeler geçirir. Bu şekilde oluşan her bir hücreye blastomer denir.

Blastomer sayısı artarken hücrelerin büyüklüğü azalır. Zigotun hacmi ise değişmez. Fakat bölünürken besin tüketildiği için ağırlık azalır.
Zigot bir kez bölündüğünde ikili blastomer oluşur. Bir kez daha bölündüğünde dörtlü blastomer oluşur. Bu şekilde mitoz bölünmeler devam ederken çok sayıda (32 – 64 blastomer) blastomer morula adı verilen yapıyı oluşturur. Morula evresindeki embriyo başlangıçtaki zigottan daha hafiftir. Moruladaki hücreler kenarlara doğru hareket ederek içi sıvı dolu, tek sıra hücrelerle çevrili küre şeklindeki yapıya dönüşür. Bu yapıya blastula denir. İçindeki sıvıya blastosöl sıvısı denir.

>Hazırlayan tembelogrenci.com

 

Blastula evresinde farklılaşma olmaz. Hücreler birbirinin aynısıdır. En dışta bulunan tek sıra dizili hücreler ektoderm tabakasını oluşturur.

3.2 Gastrulasyon
Blastula evresinin ardından bir grup hücre içe doğru çökmeye başlar. Bu şekilde ilk sindirim boşluğu arkenteron oluşur. Embriyo artık iki tabakalıdır. Dışta ektoderm içte ise hücrelerin çökmesiyle oluşan ikinci tabaka endoderm bulunur. Ektoderm ve endodermden ayrılan hücreler farklılaşarak üçüncü bir tabakayı mezodermi oluşturur. Mezodermin gelişmesiyle oluşan ikinci vücut boşluğuna (karın boşluğu) sölom (gastrosöl) denir. Bu evredeki yapıya gastrula, gastrula oluşumuna da gastrulasyon (tabakalaşma) denir.  Sünger ve sölenterler ektoderm ve endoderm tabakalarından oluşur. Bu canlılarda mezoderm tabakası bulunmaz. Yassı solucanlardan itibaren diğer tüm hayvanlarda mezoderm tabakası bulunmaktadır.

3.3 Nörolasyon

Embriyo yapısı bir disk şeklindeyken notokard denilen sırt ipliği oluşur. Notokard mitoz bölünmelerle nöral levhayı oluşturur. Nörol levha içeri çöker ve nöral tüp oluşur.Nörol tüpün geniş kısmından beyin, dar kısmından ise (omurgalılarda) omurga oluşur. Sinir dokusunun ve sinir sisteminin gelişmesini sağlayan farklılaşma evresine nörolasyon denir.