• Türk Edebiyatı 8 Ders Notları



2016-2017
Eğitim Yılına Uygundur

 

UNİTE 1 : Cumhuriyet Döneminde Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)
1.KONU : Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir

Türk edebiyatında “Saf Şiir” (Öz Şiir) eğilimi Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesiyle (Türk edebiyatında ilk poetika örneği kabul edilir.) başlar.

Sanatın bir form sorunu olduğuna inanan bu şairler için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır. Bu anlayışla kendilerine özgü özel bir imge düzeni oluştururlar.

Şiirde her türlü ideolojik sapmanın dışında kalarak sadece okuyucuda estetik haz uyandıran şiir yazma eğilimi, bu şairleri her türlü mektepleşme eğiliminin dışında kalıp müstakil şahsiyetler olarak şiir yazmaya yöneltmiştir.

Şiiri soylu bir sanat olarak kabul eden bu şairlerde düşsel (hayali) ve bireysel yön ağır basar.

Saf şiir anlayışında estetik tavır ön plandadır. Bu anlayıştaki şairler didaktik bilgiden uzak durup; bir şey öğretmeyi değil, musikiyle ya da musikinin çağrıştırdığı, uyandırdığı imgelerle insanın estetik duyarlılığını doyurmayı amaç edinirler. Kısacası bu şairler şiirde anlama fazla önem vermezler. Anlaşılmak için değil; duyulmak, hissedilmek için şiir yazarlar.

Şiirde biçim endişesi duyan bu şairlerde dize ve dil baş tacı dır. Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma endişesi kendini hissettirir.Kaynak : www.tembelogrenci.com

Gizemsellik, simgecilik, bireysellik, ruh, ölüm, masal, rüya, mit temalarının yoğunca işlendiği bu şiirler zekâ ve bilincin disipliniyle bütünleştirilerek yazılmıştır.

Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiirin Özellikleri:

  • Milli Edebiyat Döneminin şiir hareketleri bu dönemin oluşmasında etkili olmuştur.
  • Şiir dili her şeyin üzerindedir.
  • Şiir bir biçim (form) sorunudur. Ahenk söyleyiş tarzı, ritim, kafiye ile sağlanır.
  • Amaç iyi ve güzel şiir yazabilmektir.
  • Dilde saflaşma, sadeleşme görülür.
  • Şiir, soylu bir sanat olarak kabul edilir.
  • En değerli şey dizedir.
  • Şairlerin kendilerine özgü bir imge düzenleri vardır.
  • İçsel bir yaklaşımla insan anlatılır.
  • Şiirin toplum için değil sanat için olduğunu iddia ederler ve şiirlerini sanat için yazarlar.
  • Şiirler ideolojinin esiri olmamalıdır.
  • Güzel şiir ancak çalışarak elde edilir.
  • Şiir emek işidir.

Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar

1. NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905 – 1983)

  • Şiirleri ve tiyatrolarıyla ün kazanmış usta bir yazardır.
  • “Büyük Doğu” ve “Ağaç” dergilerini çıkarmıştır.
  • Fransız sembolistlerinden ve halk şiirinden yararlanarak heceyle kendine has, başarılı şiirler yazmıştır.
  • İlk dönem şiirlerinden sonra mistik konuları, madde ve ruh ilişkisini, insanın evrendeki yerini konu edinen şiirler yazmıştır.
  • “Kaldırımlar” şiiriyle geniş bir kesim tarafından tanınmış ve sevilmiştir.
  • Şiirlerini “Çile” başlığı altında bir kitapta toplamış ve bu kitapta şiir anlayışını düzyazı olarak anlatmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile
  • Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Sabırtaşı, Para, Namı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Yunus Emre, Abdülhamit Han, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli Adam
  • Öykü: Hikâyelerim
  • Roman: Aynadaki Yalan
  • Anı: Yılanlı Kuyudan

2. AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 – 1962)

    • Şiir, öykü, roman, edebiyat tarihi, makale, deneme alanlarında eserler vermiştir.
    • Eserlerinde DoğuBatı çatışması, “rüya” ve “zaman” kavramları, “geçmişe özlem”, “mimari” ve “musiki” öne çıkar.
    • “Ne içindeyim zamanın! Ne de büsbütün dışında” dizeleri onun zamanı kavrayışının özünü vermektedir.
    • “Bursa’da Zaman” şiiri geniş bir kesim tarafından sevilmiştir.
    • Ahmet Haşim’in özellikle de Yahya Kemal’in etkisinde kalmış, Sembolizmden etkilenmiştir.
    • Romanlarında psikolojik tahlillere önemle eğilen yazarın; kendine has bir üslubu vardır.

Kaynak : www.aciklisedersleri.com
Türk Edebiyatı 8 Özeti www.aciklisedersleri.com sitesinden alınmıştır

  • Yazarlığı dışında İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat profesörlüğü, milletvekilliği de yapmıştır.
  • “Beş Şehir” adlı önemli deneme kitabında Ankara, Erzurum, Bursa, Konya ve İstanbul’u anlatmıştır.
  • “Huzur” romanı, aşkı, psikolojiyi ve DoğuBatı karşıtlığını içerir; roman kişilerinin adlarının verildiği dört bölümden oluşur: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bütün Şiirleri
  • Roman: Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur, Sahnenin Dışındakiler, Aydaki Kadın.
  • Öykü: Abdullah Efendi’nin Rüyaları, Yaz Yağmuru.
  • Deneme: Beş Şehir, Yaşadığım Gibi.
  • Makale – İnceleme: Yahya Kemal, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Edebiyat Üzerine Makaleler.

3. AHMET MUHİP DIRANAS (1908 – 1980)

  • Şiirleriyle tanınmakla birlikte tiyatro eserleri de vardır. Fransız sembolizmiyle Türk şiir geleneğini başarıyla kaynaştırmıştır.
  • Hece ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe önem verdiği şiirler yazmıştır. Aşk, insanın iç dünyası gibi bireysel duyguları işlemiştir.
  • Kar, Olvido, Ağrı ve Fahriye Abla şiirleriyle sevilmiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Şiirler
  • Oyun: Gölgeler, O Böyle İstemezdi. 

4. CAHİT SITKI TARANCI (1910 – 1956)

  • Otuz Beş Yaş, Desem ki ve Gün Eksilmesin Penceremden şiirleriyle tanınır.
  • Şiirlerinin çoğunda ölüm konusunu işlemiştir.
  • Romantizm ve sembolizmden etkilenmiştir.
  • Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de serbest şiirleri de vardır.
  • Şiirde biçime, kafiyeye ve ahenge önem vermiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Ömrümde Sükût, Sonrası
  • Mektup: Ziya’ya Mektuplar

5. ASAF HALET ÇELEBİ (1907 – 1958)

  • Hiçbir akıma girmeyen kendine has bir şairdir.
  • Gençlik yıllarında divan edebiyatından etkilendi. Gazeller ve rubailer yazdı.
  • 1937′den sonra serbest ölçü kullanmaya ve Batı şiirinin tekniklerine yönelmeye başladı.
  • Şiirlerinde dinlerden, ideolojilerden, toplumsal olaylardan çok AnadoluİranHindistan çizgisi üzerinde uzanan bir yaşamın görünümlerini sesler aracılığıyla dile getirdi.
  • Eserleri:
  • Şiir: He, Lâmelif, Om Mani Padme Hum

YEDİ MEŞALECİLER

1928 yılında ortaya çıkan bu topluluk, şiir ve yazılarını “Yedi Meşale” adlı kitapta toplamışlardır. Türkiye’de Cumhuriyet döneminde “sanat sanat içindir” deyip öz şiir anlayışını benimseyen ilk grup Yedi Meşaleciler’dir. Bunlara göre şiir hiçbir fikir ve ideolojinin hizmetinde kullanılamazdı. Gerçek şiir, sanat için yazılan, samimi ve yenilik dolu olan şiirdir.

Yedi Meşalecilerin özellikleri şunlardır:

  • Sanat, sanat için olmalıdır.
  • Edebiyatta taklitten kaçınılmalı, daima yenilik, içtenlik, canlılık aranmalıdır.
  • Batılı ilkelerle sanat yapılmalı, geleneksel temalar yerine yeni temalar bulunmalıdır.
  • Şiirde konu zenginliği sağlamak için hayalden yararlanılmalıdır.
  • Şiirde hece ölçüsünü kullanmışlardır.
  • Çarpıcı imge ve benzetmelerle zenginleştirdikleri şiirleri, ustalıkla yapılmış birer tablo değeri taşır.
  • Fransız sembolistlerin etkisinde kalmışlardır.
  • Edebiyatımızda kısa süreli bir yankı uyandıran Yedi Meşaleciler, hedeflerine gerçekleştiremeden dağılmışlardır.

Topluluğun Sanatçıları:

1. SABRİ ESAD SİYAVUŞGİL (1907 – 1968)
İlgi çeken ev içi eşya ve tasvirlerinden sonra özellikle çevirileri ve edebiyatı yakından takip eden denemeleriyle edebiyatla olan bağlantısını sürdürdü. Psikoloji profesörü olarak ilmi çalışmalara kendisini verdi Şiirlerini Odalar ve Sofalar adlı kitapta topladı. Bu Konu www.aciklisedersleri.com dan alınmıştır

2. YAŞAR NABİ NAYIR (1908 – 1981)
Şiirlerini Kahramanlar ve Onar Mısra adlı kitaplarda topladı ve diğer edebiyat türlerinde eserler verdi. 1933 yılında çıkarmaya başladığı Varlık dergisini ömür boyu devam ettirdi. Bu dergi Türk edebiyatının gelişmesinde, yeni kabiliyetlerin yetişmesinde ve tanıtılmasında önemli rol oynadı. Ayrıca Varlık yayınlarıyla da bir edebiyat kütüphanesi kurdu. 

3. MUAMMER LÜTFİ BAHŞİ (1903 – 1947)
Topluluğun dağılmasından sonra bütünüyle edebiyattan koptu. 

4. VASFİ MAHİR KOCATÜRK (1907 – 1961)
Şiirlerini Tunç Sesleri, Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Ergenekon adlı kitaplarda topladı. Asıl çalışmasını edebiyat tarihi ve incelemesine ayırdı. 
Kaynak : www.aciklisetestleri.com
5. CEVDET KUDRET SOLOK (1907 – 1992)
Birinci Perde adlı kitabında şiirlerini topladı. Roman ve tiyatro türlerinde de eser veren Cevdet Kudret, okul kitapları ve edebiyat tarihimizle ilgili ciddi eserler yazdı.

6. ZİYA OSMAN SABA (1910 – 1957)
Grubun şiire en sadık şahsiyeti oldu. Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak adlı kitaplarında şiirlerini toplayan Ziya Osman Saba hikâyeler de yazmıştır. Özellikle ev içi şiirler yazdı ve kendisinden daha kabiliyetli bir başka şaire, Behçet Necatigil’e örnek oldu. Şair yalnızlık duygusunu ve hatıraları şiirlerinde başarıyla dile getirir. Heceyi, duraklarında değişiklik yapmadan kılınır. Serbest şiir örnekleri de vermiştir. Ziya Osman, bütün insanların mutlu olduğu ve herkesin hoşgörü içinde yaşadığı bir dünya özlemiyle yaşar. Bu yönüyle Yunus Emre ve Mevlana geleneğinin modern çağdaki sesidir.

7. KENAN HULUSİ KORAY (1906 – 1944)
İçlerindeki tek hikâye yazardır. Yaşadığı sürede beş hikâye kitabı yayınlamış, “Osmanoflar” romanı ve kısa hikâyelerinin birçoğu gazete sayfalarında kaybolup gitmiştir. Gazeteciliğinin de etkisiyle küçük hikâye tarzını benimseyen sanatçı, Cumhuriyet döneminde korku türünde örnekler veren ilk hikâyecidir. Önemli hikâyeleri: Bir Yudum Su, Osmanoflar, Bahar Hikâyeleri, Bir Otelde Yedi Kişi.

2.KONU : Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (19201960)

Serbest Nazım: Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir. Serveti Fünûn’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok yaygınlaşmıştır. Ölçü ve kafiye şiire ahenk verir. Serbest nazımlarda ise bu ahenk aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.

Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşitleri vardır. Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.

Toplumcu Şiir: Halkı ve halkın sorunlarını anlatan şiir türüdür. Nazım Hikmet ve Rıfat Ilgaz’ın şiirleri buna örnektir. Yirminci yüzyılın başlarında, neredeyse tüm dünyada eşzamanlı olarak gelişen siyasal ve toplumsal hareketlere bağlı olarak yeni bir edebiyat akımı doğar.

Toplumsal gerçekçilik ya da sosyalist gerçekçilik adı verilen bu akım; şiirden, edebiyatın ve sanatın her alanına kadar geniş bir yelpazede etkisini gösterir. Emekçilerin sorunlarını, emeksermaye çelişkisini ve yaşamsal kaygılarını konu alan bu akım, “toplum için sanat” görüşünü temsil eder.

Serbest Nazım ve Toplumcu Şiirin Özellikleri:

  • Pragmatik, yani çıkarcı şiirdir.
  • Şiir tezlidir, savunulan bir görüş vardır ve bu görüş kendini şiirde belli eder.
  • Şair, toplumun bir parçası olduğu için şiirlerini toplumsal bir kaygı ile yazmalıdır.
  • Şair ancak toplum şiirleri yazarak kendini geliştirebilir. Bireysellikten önce kolektiflik vardır.
  • Dilin harekete geçiren gücünden, etkisinden yararlanılmıştır.
  • Söylev üslubundan yararlanılmıştır.
  • Geniş kitlelere hitap etmek, onları harekete geçirmek için yazılmıştır.
  • Şiirde biçimden çok içeriğe önem vermişler bu sebeple de ölçüsüz, kafiyesiz şiirler yazmışlardır.
  • Gelecekçilik (Fütürizm) akımından etkilenmişlerdir.

Gelecekçilik (Fütürizm): 20. yüzyılın başlarında İtalya’da ortaya çıkan bu akımın sanatçıları, şiirde temel öğelerin cesaret, isyan ve cüret olduğunu savunmuşlardır. Edebiyatın durgun değil hareketli, barışçıl değil kavgacıl olmasını istemişlerdir. Savaşı övmüşler ve geçmişi kötülemişlerdir. Türk Edebiyatında Nazım Hikmet, ünlü Rus şairi gelecekçi Mayokovski’den etkilenmiştir. Kaynak : www.aciklisedersleri.com
Kaynak : www.acikliseliyiz.net
Serbest Nazım ve Toplumcu Şiirin Önemli Temsilcileri

1. NAZIM HİKMET (1902 – 1963)

  • Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncüsü olup, ilk şiirlerini ölçülü ve uyaklı yazmıştır.
  • Rusya’daki öğrenim yıllarında Fütürist şair Mayakovski’nin sanat görüşünü benimsemiş, ölçülü ve uyaklı şiiri bırakmıştır.
  • Rusya’dan döndükten sonra öz, biçim ve tema bakımından yeni şiirleriyle serbest nazmın ve toplumcu şiirin ilk örneklerini vermiş; bu yönüyle pek çok şairi etkilemiştir.
  • Şiir dışında roman, tiyatro, masal, mektup gibi türlerde eserler vermiştir.
  • “Memleketimden İnsan Manzaraları” ve Kuruluş Savaşı’nı anlattığı “Kuvayı Milliye Destanı” önemli eserlerindendir.
  • Eserleri:
  • Şiir: 835 Satır, Jokond ile SiYau, Memleketimden İnsan Manzaraları, Kuvayı Milliye Destanı
  • Tiyatro: Kafatası, Yusuf ile Menofis
  • Roman: Kan Konuşmaz
  • Masal: Sevdalı Bulut
  • Mektup: Kemal Tahir’e Mahpushaneden Mektuplar

2. RIFAT ILGAZ (1911 – 1993)

  • Toplumcu gerçekçi bir şair ve yazardır.
  • Özellikle 1940’lı yıllarda yoksulların yaşamlarını anlattığı şiirleriyle, toplumcu gerçekçi şairlerin önemli temsilcilerindedir.
  • “Markopaşa” dergisinde mizahi yazılar yazmıştır.
  • En önemli eserlerinden olan Hababam Sınıfı, başlangıçta tiyatro olarak yayımlanmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Sınıf, Yaşadıkça, Devam, Bütün Şiirleri
  • Roman: Karartma Geceleri, Sarı Yazma
  • Mizahi Hikâyeler: Don Kişot İstanbul’da, Radarın Anahtarı
  • Mizahi Romanlar: Hababam Sınıfı, Pijamalılar

3. CEYHUN ATUF KANSU (1919 – 1978)

  • Önceleri halk şiirinden etkilenen şair, 1940’lı yıllarda toplumcu gerçekçi şiire katılarak serbest şiirler yazmaya başlamıştır.
  • Şiirleri dışında makale, hikâye, deneme türlerinde de yazan sanatçı, “Dünyanın Bütün Çiçekleri”“Kızamuk Ağıdı” adlı şiirleriyle sevilmiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bağbozumu Sofrası, Bağımsızlık Gülü, Sakarya Meydan Savaşı, Yanık Hava
3.KONU : Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

Cumhuriyet dönemi saf şiirini andırır. Tema yönünden onlardan ayrılır. Kaynağı halk şiiri olup genellikle vatan ve millet sevgisini işler. Memleketçi bir şiir anlayışı hâkimdir.

Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin özellikleri:

  • Kurtuluş Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmış, dünyadaki milliyetçilik akımından etkilenmiştir.
  • Milliyetçi bir yapısının olması nedeniyle Türk diline büyük önem verilmiştir.
  • Yabancı dillerin dil kuralları terk edilmiştir.
  • Yabancı sözcükler yerine mümkün olduğunda Türkçe karşılıkları kullanılmıştır.
  • Hece vezni kullanılmıştır.
  • Millî konulara yer verilmiştir, millî hisler ön plândadır.
  • Sözcükler ilk anlamlarıyla kullanılır.
  • Şiirlerde halk arasından seçilmiş sıradan insanlar vardır.
  • Şairler şiirlerini, Kültür Haftası, Hisar, Çınaraltı gibi dergilerde yayımlamışlardır.

Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin tema ve içerik bakımından Halk şiiri ve Millî edebiyat dönemi şiiriyle benzer ve farklı özelliklere göre karşılaştıracak olursak;

  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirlerde genellikle bireysel nitelikli konular işlenmiş gibi görünse de aslında şairler bireysel olarak çıktıkları yolda milli ve yerli konuları ve manzaraları işlemişlerdir.
  • Halk şiiri ve Millî edebiyat dönemi şiirleriyle Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir benzer temalar etrafında şiirler yazılmıştır.
  • Facebook Sayfamız : www.facebook.com/TembelOgrenci

  • Şiirlerde hece ölçüsü ve ahenk unsurları başarıyla kullanılmıştır.
  • Şiirlerde hemen hemen aynı edebî sanatlar kullanılmıştır.
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler birer dergi etrafında kümelenmişlerdir.
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler, batı edebiyatçılarından diğerlerine göre daha fazla etkilenmişlerdir.

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar

1. AHMET KUTSİ TECER (19011967)

  • “Neredesin?” şiiriyle tanınmış ve sevilmiştir.
  • Şair ve oyun yazarıdır.
  • Halk şiiri geleneğine bağlı bir şairidir; Âşık Veysel’i edebiyat dünyamıza o tanıtmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Şiirler
  • Oyunları: Koçyiğit Köroğlu, Köşebaşı.

2. ARİF NİHAT ASYA (19041975)

  • “Bayrak Şairi” olarak bilinir.
  • Hece ve aruzu kullandığı şiirlerin yanı sıra serbest şiirler de yazmıştır.
  • Dini ve millî duyguları, kahramanlıkları sade bir dille şiirleştirmiştir.
  • Rubai türünün son ustalarındandır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Kıbrıs Rubaileri, Köprü.
  • Mensur Şiir: Yastığımın Rüyası, Ayetler.
  • Düzyazı: Kanatlar ve Gagalar, Terazi Kendini Tartmaz.

3. KEMALETTİN KAMU (19011948)

  • Vatan sevgisini, aşk, gurbet ve doğa sevgisini işlediği şiirleriyle tanınır.
  • “Bingöl Çobanları” adlı pastoral şiiri oldukça ünlüdür.
  • Eserleri:
  • Şiir: Gurbet, Bingöl Çobanları

4. ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI (19041946)

  • Hece ölçüsüyle şiirler yazmıştır.
  • Anadolu’yu, tarihi, deniz güzelliklerini işlemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Deniz Sarhoşları, Yayla Dumanı, Sarıkız Mermerleri

5. ORHAN ŞAİK GÖKYAY (19021994)

  • Önceleri âşık tarzına uygun, çoğunlukla ulusal konuları işleyen lirik şiirler yazdı.
  • 1940’lardan sonra edebiyat tarihi, folklor ve halk edebiyatı araştırmalarına yöneldi.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bu Vatan Kimin?
  • Düzyazı: Dedem Korkut’un Kitabı, Kâtip Çelebi’den Seçmeler, Destursuz Bağa Girenler

6. ZEKİ ÖMER DEFNE (19031992)

  • Halk Edebiyatı geleneklerine bağlı ve hece ölçüsünde çağdaş şiirler yazdı.
  • Anadolu’yu şiirlerinin ana teması olarak aldı. Yurt güzellemeleriyle tanındı.
  • Eserleri:
  • Şiir: Denizden Çalınmış Ülke, Sessiz Nehir, Kardelenler

7. BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR (19081969)

  • Halk şiiri biçim özellikleriyle şiirler yazmıştır.
  • Atatürk’e ve cumhuriyete olan sevgisini anlatmıştır.
  • “Ankaralı Âşık Ömer” takma adıyla şiirler de yazmıştır.
  • aciklisedersleri.com dan Kopyalanmıştır

  • Eserleri:
  • Şiir: Erciyes’ten Kopan Çığ, Burada Bir Kalp Çarpıyor, Benden İçeri

8. HÜSEYİN NİHAL ATSIZ (19051975)

  • Şiir, roman ve araştırma alanlarında eser vermişlerdir.
  • Türkçülük akımının önemli temsilcilerindedir. Türkçülük akımını destekleyen Atsız Mecmua, Orhun, Orkun, Ötüken gibi dergiler çıkarmış. Düşüncelerini bu dergilerde ortaya koymuştur.
  • Tarihi romanlar yazmıştır.
  • Romanlarında efsane mitos, destan geleneğinden yararlanmıştır. Göktürk dönemini yalın bir dille anlatmıştır.
  • Eserleri
  • Roman: Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor, Ruh Adam, Deli Kurt, Dalkavuklar Gecesi

9. NECMETTİN HALİL ONAN (19021968)

  • Şiire aruz ölçüsü ile başlamıştır.
  • Bireysel veya milli duygularla örülü hece şiirleriyle tanındı.
  • Milli Edebiyat hareketinin ge­liştiği sırada yetişen şair, şiirlerinde bireysel duygulanışlarıyla, ulusal duyguları birlikte işlemiştir.
  • “Bir Yolcuya” şiiri hamaset edebiyatının en güzel örneklerindendir.
  • Eserleri
  • Şiir: Çakıl Taşları, Bir Yudum Daha
  • Roman: İşleyen Yara, Kolejli Nereye
  • Araştırma: İzahlı Divan Şiiri Antolojisi

10. ŞÜKUFE NİHAL BAŞAR (18961973)

    • İlk şiirlerinde aruz ölçüsünü kul­landı. Sonra Milli Edebiyat akımını benimseyerek hece ölçüsüne dön­dü.
    • Şiirlerinde romantik duyguları, hikâye ve roman­larında ise toplum sorunlarını, kadın problemle­rini işledi.
    • Eserleri
    • Şiir: Yıldızlar ve Gölgeler, Hazan Rüzgârları, Gayya, Su, Şile Yolları, Sabah Kuşları, Yerden Göğe
    • Hikâye: Tevekkülün Cezası

Diğer Ders Notlarını GÖrmek İçin aciklisedersleri.com u ziyaret edin

  • Roman: Renksiz Istırap, Yakut Kayalar, Çöl Güne­şi, Yalnız Dönüyorum, Domaniç Dağlarının Yolcusu, Çölde Sabah Oluyor
  • Gezi: Finlandiya

BEŞ HECECİLER

Milli Edebiyat döneminde ortaya çıkan “Beş Hececiler” de Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren edebi gruplar arasında sayılır. Halit Fahri Ozansoy, Enis Behiç Koryürek, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon ve Faruk Nafiz Çamlıbel’in oluşturduğu bu grubun kaynağı halk şiiri olup genellikle vatan ve millet sevgisini işlerler. Bu akımda Memleketçi bir şiir anlayışı hâkimdir.

HİSARCILAR

1950’lerde “Hisar” dergisi etrafında toplanan Munis Faik Ozansoy, İlhan Geçer, Mehmet Çınarlı, Gültekin Samanoğlu, Mustafa Necati Karaer, Yavuz Bülent Bakiler gibi sanatçıların oluşturduğu edebi topluluktur. Hisarcılar da “Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir” akımından sayılır.

4.KONU : Garip Hareketi (I. Yeni) (19401954)

Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat Horozcu’nun oluşturduğu bir topluluktur.

Onlara göre şiir, her yerde görülen basit şeyleri anlatmalıydı. Alaycı ve nükteciydiler. Aydınları bırakıp halka yöneldiler. Şiirde, ölçü, kafiye, bent gibi durumlar yok sayılmıştır. Serbest şiir egemen olmuştur.

Dil, sürekli bir özleşme ve arınma çabasındadır. Roman ve hikâyede serim, düğüm, sonuç bölümleri umursanmamıştır. Şairaneliğe kaçmadan, mecazsız yazdılar. Soyut temalar yerine ekmek derdi, günlük şeyler işlendi. “ Konunun bayağısı yoktur, ancak işleyişte bayağılık vardır.” diye düşünürler.

En çok görülen temalar: yaşama sevinci, tabiat sevgisi, çocukluğa dönüş, ölüm, insan sevgisi, aşktır.

1941 yılından sonra Türk şiirinde görülen ve öncülüğünü Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rifat üçlüsünün yaptığı edebiyat akımıdır. Bu üç şair, şiirde sürüp gitmekte olan aşırı duygusallığa, şairaneliğe, basmakalıp söyleyişe baş kaldıran şiirlerini toplayarak Garip adında bir kitap yayımladılar.

Garip akımının (Birinci Yenicilerin) özellikleri:

  • Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.
  • Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.
  • Şiirde şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve sanatları kabul etmediler.
  • aciklisetestleri.com dan Kopyalanmıştır

  • Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.
  • Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar.
  • Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.
  • İşledikleri konular günlük hayattan sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı garipliklerdir.
  • Halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.
  • Şiirde anlaşılmazlık dışlanmış ve anlam, şiirin en önemli niteliği olarak öne çıkarılmıştır. “Şiir, bir bütün hususiyeti edasında olan bir söz sanatıdır ve her şeyden önce manadan ibarettir.”
  • İlk çağlarda “İkinci dizenin daha kolay hatırlanması için bir araç olarak kullanıldığına inandıkları ölçü ve uyağı şiirden dışlamış. “Hece ölçüsü de aruz ölçüsü de gereksizdir.” felsefesini ilke edinmişlerdir. Serbest şiir benimsenmiştir.
  • Şiirde “tarihinin aç gözünü doyurmuş olan edebi sanatlara” artık gerek olmadığını savunmuşlardır. Onlara göre her türlü söz ve anlatım sanatı bırakılmalıdır.
  • Kişiler dünyasını sıradan insanlar veya küçük insan tipi oluşturur.
  • “Şiir halka seslenmelidir” anlayışıyla sokağı ve günlük yaşamdaki her şeyi şiire aktardılar.
  • Sürrealizm ve dadaizmden etkilenen sanatçılar bilinçaltı, düşler ve çocukluk heyecanları gibi konuları sık kullanmışlardır. Kuralsızlığı kural edinmişlerdir.
  • Şairanenilikten kaçınmışlar, günlük konuşma dilini (sade bir dili) kullanmışlardır.
  • Şiirin müzik, resim gibi sanatlarla olan ilişkisine son vermişlerdir.
  • İroni ve mizah Garipçilerin ayırıcı özelliklerindendir.
  • Siyaset dışı kalmışlardır.
  • “Şiir duyguya değil, akla seslenmelidir” görüşünü benimseyen sanatçılar, şiirin bütün geleneklerden uzaklaşması gerektiğini ifade etmişlerdir.
  • Bütün güzelliği öne çıkarılmıştır.
  • “Yaşama sevinci”ni dile getirmişlerdir.
  • Şiirde toplumsal aksaklıkları eleştirmişlerdir.
  • Söylev havasından uzaklaşmışlar, doğa betimlemelerine başvurmuşlardır.
  • Edebiyat eleştirmenlerinin değişik yorumlarına uğrayan Garip akımını Nurullah Ataç ve Sabahattin Eyüboğlu desteklemiş, Ahmet Hamdi Tanpınar ise şiirden uzaklaşma saymıştır.

Topluluğun Sanatçıları:

1. ORHAN VELİ KANIK  (1914 – 1950)

    • Türk şiirinde iki arkadaşıyla birlikte büyük bir atılım yapmış, yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.
    • 1941’de arkadaşlarıyla birlikte yayımladıkları Garip adlı şiir kitabı ve yazdığı önsöz, Türk şiirinde günden güne donmuş olan eski değerleri yıkmış, şiire başka bir açıdan bakılmasını sağlamıştır.
    • La Fontaine’den fabl çevirileri yapmıştır.
    • Şiire getirdiği ilkeler:
    • Ölçüye baş kaldırıp serbest yazmak,
    • Kafiyeyi şiir için gerekli görmekten vazgeçmek,
    • Şairane duyuları, parlak görüntüleri şiirden silmek,
    • Şiiri hayal gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp gerçek hayata çıkarmak, yapmacıksız tabii bir söylentiyle, günlük yaşayış içinde halktan insanları yakalamak,
    • Her çeşit kelimeyi konuyu şiire sokmak, halk deyişlerinden yararlanmak ve toplumla ilgili yergiye yer vermektir.

Bu Ders Özeti www.aciklisedersleri.com sitesinden alınmıştır

  • Eserleri:
  • Şiir: Garip, Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi, Karşı
  • Nesirleri: Sanat ve Edebiyatımız, Bindiğimiz Dal

2. OKTAY RİFAT HOROZCU  (1914 – 1988)

  • Garip akımının temsilcilerindendir.
  • Başlangıçta, yeni bir hava içinde, güçlü aşk şiirleri; toplumcu sanat ilkesinden hareketle halk deyimi ve söyleyişlerinden masal ve tekerlemelerden faydalanarak başarılı taşlamalar; sosyal şiirler yazdı.
  • Perçemli Sokak adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklik olmuş II. Yeni şiirine kaymıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga İle Tilki, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak, Koca Bir Yaz

3. MELİH CEVDET ANDAY (1915 – 2002)

  • Garip akımının temsilcilerindendir.
  • Şiirlerinde toplumsal gerçekliği inceler.
  • Daha sonra ilk şiirlerindeki romantizmden sıyrılarak duygulardan çok aklın egemenliğine, güzel günlerin özlemine bırakır.
  • Söz oyunlarında arınmış yalın bir dil vardır. Düz yazılarında ise yoğun bir düşünce, şiirsel, esprili, özlü bir dil vardır.
  • Fıkra, makale, gezi, roman, tiyatro ve şiir yazmıştır. Çevirilerde yapmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafname, Yanyana

acikliseliyiz.net den Kopyalanmıştır

5.KONU : Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir

Garip Hareketi’nin etkisinin sürdüğü yıllarda şiiri onlar kadar bayağılaştırmak istemeyen, her biri kendine özgü şiir tarzını oluşturmuş aşağıdaki şairler şiirdeki lirizmi kaybetmeden yeniliği sürdürmüşlerdir.

Bu şiir anlayışının başlıca temsilcileri şunlardır:

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 – 2008)

  • Cumhuriyet döneminin önemli şairlerinden olan Fazıl Hüsnü, öğrenimini Anadolu’nun değişik yerlerinde sürdürmüş, subaylık yaptığı yıllarda ise Anadolu’yu daha iyi tanıma fırsatı bulmuştur. Sanatçı, iç ve dış gerçeklere bakarak, bilinçaltına yönelerek şiire yeni ürperişler getirir.
  • Şiirleri devamlı gelişme gösterir. Kurallı biçimlerden serbest biçimlere, anlamlı özlerden en yalın anlamlara varan şiir türlerini dener. Her şiirinde bir “yeni”yi dener gibidir. Genellikle epikdramatik, lirikdidaktik ve toplumsal gerçekçi anlayıştadır. Şiir dili en son türetilen Türkçe sözcüklerle doludur.
  • Eserleri
  • Şiir: Havaya Çizilen Dünya, Çocuk ve Allah, Çakırın Destanı, Üç Şehitler Destanı, Türk Olmak, Yedi Memetler.
  • Düzyazı: İstiklal Savaşı – Samsun’dan Ankara’ya, İstiklal Savaşı – İnönüler, Sivaslı Karınca, İstanbul – Fetih Destanı, Anıtkabir, Asu, Delice Böcek, Batı Acısı, Çanakkale Destanı, Kubilay Destanı, 19 Mayıs Destanı, Hiroşima

BEHÇET NECATİGİL (1916 – 1979)

  • İlk şiirleri Varlık dergisinde çıkan öğretmen şair Behçet Necatigil, Cumhuriyet döneminin kendine özgü bir çizgisi olan şairlerindendir. Rahat, gösterişe kaçmayan, sembollere dayalı, şiir geleneklerini gözeten bir anlayıştadır, önce Garipçi çizgide yürüyen Necatigil, sonra onlardan ayrılmıştır.
  • Şiirlerinde kendi evinden başlayarak öteki evleri, sokağı, çevreyi, giderek dış dünyayı ve toplumu sorunlarıyla anlatmıştır.
  • Hem hece ölçüsüyle hem de serbest ölçüyle yazmıştır. İlk şiirleri anlamca açık, sonrakiler kapalıdır.
  • Şiir dışında inceleme, çeviri, radyo oyunu alanlarında da eserleri vardır.
  • Eserleri
  • Şiir: Kapalı Çarşı, Evler, Arada, İki Basma Yürümek, Çevre, Eski Toprak, Divançe.
  • İnceleme: Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Edebiyatımızda Yazarlar Sözlüğü.

CAHİT KÜLEBİ (1917 – 1997)

  • Öğretmenlik yaptığı yıllarda Anadolu’yu tanıyan Cahit Külebi, memleketçi şiirimize yeni bir ses getirmiştir,
  • Şiirlerinde derin bir Anadolu sevgisi vardır; İyimser, açık ve gerçekçi bir bakışla Anadolu’ya eğilmiştir. Şiirlerinde temiz bir Türkçe, Karacaoğlan’ı andıran bir içtenlik görülür.
  • Hayale pek yer vermez, gerçekçi bir anlayışla yazmıştır. Onu “gerçekçi – romantik” bir şair olarak niteleyebiliriz.
  • Eserleri
  • Şiir: Adamın Biri, Rüzgâr, Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda, Yeşeren Otlar.

SABAHATTİN KUDRET AKSAL (1920 – 1993)

  • Şiir ve öyküleriyle tanınır. Biçimi oldukça önemser.
  • Garipçilerden etkilendiği ilk şiirlerinden sonra, insanın evrendeki yerini, değerini aramaya çabaladığı felsefi düşünceleri içinde barındıran bir şiire yönelmiştir.
  • Eserleri
  • Şiir: Şarkılı Kahve, Gün Işığı, Duru Gök, Eşik
  • Öykü: Gazoz Ağacı

CAHİT ZARİFOĞLU (1940 – 1987)

  • İlk şiirlerinde ikinci yeni akımının etkileri görülür. Madderuh çatışması, “Batı diktasına karşı Doğu protestosu” temalarını işledi.
  • İlk şiir kitabı “İşaret Çocukları” 1967′de yayınlandı. Şiirlerinde dinsel inançları çerçevesinde ele aldığı Anadolu insanlarının acı, umut ve sevgilerini yansıttı.
  • Son şiirlerinde ise İslamcı düşüncedeki insan sevgisi, toplumsal mutluluk anlayışını işledi. Yer yer gerçeküstü ögeler ve eski şiir kalıplarını uyguladı.
  • Eserleri
  • Şiir: İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış
  • Hikâye: İnsanlar
  • Çocuk Hikâyeleri: Serçekuş, Katıraslan, Ağaçkakanlar, Yürek Dede ile Padişah, Küçük Şehzade, Motorlu Kuş, Kuşların Dili
  • Çocuk Şiirleri: Gülücük, Ağaçokul (Çocuklara Afganistan Şiirleri)
  • Roman: Savaş Ritimleri, Ana
  • Günlük: Yaşamak
  • Deneme: Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin Hayaller Peşinde
  • Tiyatro: Sütçü İmam

ERDEM BAYAZIT (1939 – 2008)

  • Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leitmotif (sıkça işlenen tema)” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır.
  • Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.
  • Eserleri
  • Şiir: Sebeb Ey, Risaleler, Şiirler
  • Gezi: İpek Yolundan Afganistan’a: 1981′de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı.

HİLMİ YAVUZ (1936 – …)

    tembelogrenci.com dan Kopyalanmıştır

    • Başlangıçta daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi.
    • İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi.

Bu Ders Özeti www.t e m b e l o g r e n c i.com sitesinden alınmıştır

  • Eserleri
  • Şiir: Bakış Kuşu, Bedreddin Üzerine Şiirler, Doğu Şiirleri, Yaz Şiirleri, Gizemli Şiirler, Zaman Şiirleri, Söylen Şiirleri, Ayna Şiirleri, Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize, Gülün Ustası Yoktur, Erguvan Şiirler, Çöl Şiirleri, Akşam Şiirleri, Yolculuk Şiirleri, Hurufi Şiirler, Büyü’sün Yaz.

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1923 – 1975)

  • “D grubu” ressamları arasındadır. Ressam kişiliğinden gelen ögeler şiirlerinde önemli yer tutar. Ressamlığın verdiği bakış açısıyla adeta renklerle tablo çizmiştir.
  • Şiirlerinin sosyal içeriği de vardır. Anadolu insanının yoksul yaşamını anlatmıştır.
  • Halk edebiyatının masal, şiir, deyiş, gibi türlerine karşı duyduğu hayranlık şiirlerine yansımıştır; halk kültüründen esinlenmiştir. Şiirlerinde gözlemlerine de yer vermiştir.
  • Şiirlerinde biçim, ölçü, uyak kaygısı taşımamıştır. Şiirlerini doğal ve akıcı bir üslupla yazmıştır.
  • Gezi ve deneme türündeki yapıtlarında halk kültürü, halk sanatı konusundaki düşüncelerini ortaya koymuştur.
  • Eserleri
  • Şiir: Dol Karabakır Dol, Karadut, Tuz, Yaradan’a Mektuplar, Üçü Birden, Dördü Birden, Yaşadım
  • Düzyazı: Tezek, Delifişek, Canım Anadolu

ÖZDEMİR ASAF (1923 – 1981)

  • Şiirlerini döneminden ayrı bir dil ve söyleyiş tarzıyla yazmıştır.
  • Dize sayısını çoğu kez en aza indirmiştir. Şiirlerinde imajsız, anlamsız, yer yer ironik söyleyişe özen göstermiştir. Şiirlerde “sen – ben ikilemi”ni ele almıştır.
  • Yaşadıklarını, çevresindeki olayları soyutlaştırarak düşünce planına aktarmıştır.
  • Eserleri
  • Şiir: Dünya Kaçtı Gözüme, Sen Sen Sen, Bir Kapı Önünde, Yuvarlağın Köşeleri (ÖzdeyişlerEtika), Benden Sana Mutluluk, Nasılsın, Yalnızlık Paylaşılmaz, Çiçekleri Yemeyin, Yumuşaklıklar Değil, Bir Kapı Önünde, Lavinia
  • Düzyazı: Ça
  • Hikâye: Dün Yağmur Yağacak

MAVİCİLER (MAVİ AKIMI)

Garip akımına karşı bir duruş sergilemeleri ve yenilikçi şiiri savunmaları, onları “Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir” akımına dâhil eder. Atilla İlhan’ın 1952 – 1956 yıllarında çıkardığı derginin adı olan “Mavi”nin etrafında toplanan Orhan Duru, Ferit Edgü gibi sanatçıların oluşturduğu bir edebi topluluktur.

6.KONU : İkinci Yeni (19541960)

1950’li yıllarda Edip Cansever, İlhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Sezai Karakoç ve Ece Ayhan gibi şairlerin başını çektiği bir şiir ve edebiyat akımıdır. Garipçiler’e ve 1940 Toplumcu Gerçekçi Kuşağı’na tepki olarak doğmuştur. Türk şiirinde değişik imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan bir akımdır.

İkinci Yenicilerin Özellikleri:

    • II. Yeni, şiirimizde çok uzun soluklu olmasa da, geniş bir okuyucu kitlesi bulamasa da Türk şiirine yeni boyutlar getirmiştir.
    • “Şiir için şiir” anlayışıyla hareket etmişler; erdem, ahlak, toplum ve gerçek gibi konuların şiirin dışında tutulması gerektiğini savunmuşlardır.
    • Onlara göre anlamlı olmak şiir için önemli değildir.
    • II. Yeni’ye göre şiir bir öykü anlatma aracı değildir. Öteki edebi türlerden kesin çizgilerle ayrılmalıdır. Bu yüzden konuyu ve olayı şiirden atmışlardır.
    • Eşya, görünüm ve insanı gerçeküstücülükten daha aşırı bir soyutlama ile anlatmayı amaç edinmişlerdir.
    • Onlara göre şiirde ahenk, ölçü ve uyakla değil; musiki ve anlatım zenginliği ile sağlanmalıdır.

Hazırlayan aciklisedersleri.com

  • Garip’teki gibi ortak bir hareket olmayıp bağımsız şairlerin benzer bir çizgide şiir yazmasıyla oluşmuştur.

Topluluğun Sanatçıları

1. CEMAL SÜREYA (1931 – 1990)

  • Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle İkinci Yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Üvercinka, Göçebe, Sevda Sözleri

2. TURGUT UYAR (1927 – 1985)

  • Kaynak dergisinin bir şiir yarışmasında Arzı Hal şiiri ikincilik kazanınca Nurullah Ataç’ın güvendiği şairler arasına girdi.
  • İkinci Yeni Şiir akımının önde gelen şairlerindendir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Arzı Hal, Türkiyem, Dünyanın En Güzel Arabistanı

3. SEZAİ KARAKOÇ (1933 – …)

  • Şiir üslubu bakımından, az çok İkinci Yeni’ye yakın sayılsa da, şiirinde işlediği temalar, inandığı değerler bakımından şiirimizde yeni ve değişik bir sestir.
  • “Mona Rosa” şiiriyle sevilmiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Körfez, Şahdamar, Ateş Dansı, Mona Rosa

4. EDİP CANSEVER (1928 – 1986)

  • İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi.
  • Şirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. “Dize işlevini yitirdi” gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi.
  • İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini göz ardı etmedi.
  • Eserleri: 
  • Şiir: İkindi Üstü, Yerçekimli Karanfil, Tragedyalar

5. ECE AYHAN (1931 – 2002)

  • Kendine özgü çağrışımlar ve göndermelerle örülü şiirleriyle hem Türk şiirinde hem de İkinci Yeni’nin içinde farklı bir kanal açtı. Şiirinin kilit noktası dildir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Ortadokslular, Sivil Şiirler, Son Şiirler

6. İLHAN BERK (1918 – 2008)Diğer Ders Notlarını Görmek İçin tembelogrenci.com u ziyaret edin

  • Doğu şiirinin klasik kalıplarını denedi, beyit ve türkü biçimlerinden yararlandı.
  • Araştırmacı kişiliği, özgün duyarlılıkları ve buluşlarıyla 20. Yüzyıl Türk şiirinin en önemli isimleri arasındadır.
  • Eserleri:
  • Şiir: İstanbul, Günaydın Yeryüzü, Pera

7. ÜLKÜ TAMER (1937 – …)

  • İlk şiir kitabı “Soğuk Otların Altında” ile başlayarak İkinci Yeni duyarlılığını yansıtan soyutlamalara yönelik, yoğun ve özgün bir imge anlayışı geliştirdi.
  • Yalın bir dil kullandığı şiirlerinde giderek toplumsal kaygılar ve düşünce öğeleri ağırlık kazandı.
  • Eserleri:
  • Şiir: Gök Onları Yanıltmaz, Sıragöller, Seçme Şiirler
7.KONU : İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir (19601980)

1960 kuşağı şairleri, 1961 anayasasının sağladığı özgürlükle birlikte, Nazım Hikmet’in kitaplarının yayımlanmasının serbestleştiği, siyasal ve güncel dergilerin yoğun olarak okunduğu ve gündemi belirlediği bir ortamın etkisindedirler.

“Yeni Gerçek”, “And”, “Halkın Dostları”, “Militan” gibi dergiler etrafında toplanan şairler, şiir anlayışlarını ve ideolojilerini bu dergilerde açıklamaya çalışmışlardır.

Marksist felsefeyi benimseyen toplumcu gerçekçi şairler, daha çok sosyal ve güncel politikayı konu edinmişler, halkın ve işçi sınıfının sorunlarını politik bir bakışla ortaya koymaya çalışan şiirler yazmışlardır.

Önemli temsilcileri Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe, Özkan Mert, Refik Durbaş ve Nihat Behram’dır.

İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiirin Özellikleri:

    • Umut ve yarına inanç, direnme ve isyan konuları şiire hâkimdir.
    • Şairler, toplumun sözcüleri gibi şiirler yazmışlardır.
    • İkinci Yeni Şiiri, kapalı bir özellik gösterirken; İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir açık anlatımıyla dikkat çeker.
    • Biçimden çok içeriğe önem vermişler, toplumsal mesajları etkili kılmak için slogan üslubundan yararlanmışlardır.

Facebook Sayfamız www.facebook.com/TembelOgrenci

  • İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiiri savunan şairlerde; 1940 toplumcuları ve Nazım Hikmet, Namık Kemal, Tevfik Fikret ve Mehmet Akif gibi şairler arasında şiire toplumsal bir işlev yükleme bakımından ortaklık vardır.

İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiirin Önemli Şairleri

1. ATAOL BEHRAMOĞLU (1942 – …)

  • İsmet Özel’le “Halkın Dostları”, Nihat Behram’la “Militan” dergilerini çıkarmış ve bu dergilerin yöneticiliğini yapmıştır.
  • İkinci Yeni etkisini taşıyan ilk dönem şiirlerinden sonra, 1970’li yıllarda işçi sınıfının, siyasal mücadele içerisinde bulunan insanların sıkıntılarını, duygularını ve umutlarını anlatmıştır.
  • “Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var” şiiriyle geniş kesimler tarafından sevilmiştir.
  • Şiirlerini günlük konuşma diliyle, yalın ve açık bir anlatımla yazmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bir Ermeni General, Bir Gün Mutlaka, Yolculuk Özlem Cesaret ve Kavga Şiirleri, Kuşatmada, Mustafa Suphi Destanı, Dörtlükler, Ne Yağmur… Ne Şiirler…

2. İSMET ÖZEL (1944 – …)

  • İkinci Yeni esintisiyle başlayan şiir serüveninde, 1960 ve1970’li yıllarda, toplumcu şiirin unutulmaz şiirlerini yazmıştır.
  • Modern şiirin İkinci Yeni ile elde ettiği kazanımlara yeni bir açılım getirmiştir.
  • 1974’ten sonra İslami, mistik bir yöneliş içinde olmuştur.
  • Eserleri:
  • Şiir: Geceleyin Bir Koşu, Evet İsyan, Cinayetler Kitabı, Cellâdıma Gülümserken, Erbain.

3. SÜREYYA BERFE (1943 – …)

  • İlk şiirlerinde İkinci Yeni akımının izleri görülür.
  • 1966’dan sonra halk geleneğinden beslenen yeni bir şiir dili kurmanın olanaklarını aramış, toplumsal ve halkçı bir yönelim gösteren şiirler yazmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Gün Ola, Savrulan, Hayat ile Şiir, Ufkun Dışında, Ruhumun, Nabiga.
8.KONU : 1980 Sonrası Şiir

1980 sonrasında yazılan şiir, bazı edebiyat çevrelerinde kayıp dönem olarak adlandırılmaktadır. 2000’li yıllara değin süren sessizlik ve şiirdeki hareketsizlik, birçok kesimi bu dönem edebiyatını yok saymaya itmiştir.

Bu dönemde Haydar Ergülen, Hüseyin Atlansoy, Seyhan Erözçelik, Lale Müldür, Ahmet Erhan ve Küçük İskender gibi şairler şiirin hareketliliğini sağlamışlardır.>Hazırlayan tembelogrenci.com

İkinci Yeni sonrasında 1980’e kadar şiiri toplumcu bir bakışla kavrayan şairlerin anlayışı, 1980 darbesiyle yerini özellikle 1970’lerin toplumculuğunu ön plana alan şiire karşı duran 1980 kuşağı şairlerine bırakmıştır.

1980 sonrası şairleri; şiirde geleneksel birikimin önemini vurgulamışlar ve Halk, Divan, İkinci Yeni ve saf şiir gibi ayrımlara girmeden en yeniden en eskiye kadar Türk şairlerini dikkatle okumayı savunmuşlardır. 

1980 Sonrası Şiirin Özellikleri:

  • Bu dönem şairleri birlikte dergiler çıkarmışlardır.
  • 1980 şairleri için ortak bir anlayıştan çok, grupların ve kişilerin ayrı ayrı şiir anlayışlarından söz edilebilir.
  • Yazko Edebiyat, Üç Çiçek, Şiiratı ve Sombahar gibi dergiler bu dönemde etkilidir.
  • İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiirde olduğu gibi ideolojiyi şiirlerinde öncelikli bir öğe olarak görmemişlerdir.
  • Düz yazıya yaklaşan bir üslupla, anlatmaya imkan veren temaları da şiirlerinde işlemişlerdir.
  • İmge anlayışlarında uzak çağrışımlara önem vermeleri bakımından İkinci Yeni’yle yakınlıkları vardır.

1980 Sonrası Şiirin Önemli Temsilcileri

1. HAYDAR ERGÜLEN (1956 – …)

  • Üç Çiçek dergisini çıkarmış, Şiiratı dergisinde emeği geçmiştir.
  • Aşk, kardeşlik, yaşantılar, çocukluk gibi konuları çoğunlukla imgeli ve mecazlı bir dille işlemiştir.
  • AleviBektaşi şiir geleneğiyle birlikte Cemal Süreya ve Behçet Necatigil ile yakınlıklar kurmuştur.
  • Eserleri:
  • Şiir: Karşılığını Bulamamış Sorular, Sokak Prensesi, Kabareden Emekli Bir Kızkardeş, 40 Şiir Ve Bir.

2. HÜSEYİN ATLANSOY (1962 – …)

  • Mistik metafizikçi yönü ağır basan bir şairdir.
  • Metropol hayatını ve ilişkilerdeki hızlı değişimi, konuşma dilinin imkânlarından yararlanarak ironik bir biçimde işlemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: İntihar İlacı, Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi, Şehir Konuşmaları, İlk Sözler, Su Burcu.
9.KONU : Cumhuriyet Döneminde Halk Şiiri

Cumhuriyet’le birlikte halk kültürüne büyük önem verilmiş, halk müziği ve dili araştırmaları bilimsel bir kimlik kazanmıştır. Cumhuriyet döneminde de halkın duygu ve düşüncelerinin her zaman tercümanı olan halk şiiri örnekleri verilmiştir.

Cumhuriyet Dönemi Halk Şiirinin Özellikleri:

  • Halk şairleri ustaçırak ilişkisi içinde yetişmeye devam etmişlerdir.
  • Genel olarak saz eşliğinde şiir söyleme geleneğinin takipçisidirler.
  • Saz çalma geleneğine uymayıp sadece şiir yazan şairler de vardır. (Abdurrahim Karakoç gibi)
  • Bu dönem halk şairleri, şiirlerinde geleneksel konuların yanında güncel konuları da işlemişlerdir.
  • 19. yüzyıl halk şiirine göre Cumhuriyet dönemi halk şiirleri daha sade bir dille söylenmiştir.
  • Divan şiiri etkisi ve ArapçaFarsça sözcüklerin kullanımı bu dönemde oldukça azalmıştır.

Cumhuriyet Dönemi Halk Şiirinin Önemli Temsilcileri:

1. ÂŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU (1894 – 1973)

  • Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğan şair, gözlerini küçük yaşlarda kaybetmiş ve öğrenim görememiştir.
  • Şiirlerinde vatan, toprak sevgisi ve aşkı işlemiştir.
  • Ahmet Kutsi Tecer tarafından keşfedilmiş, şiirlerini hece ölçüsüyle yazmıştır.
  • “Kara Toprak”, “Uzun İnce Bir Yoldayım” gibi şiirleriyle oldukça sevilmiştir.
  • Eseri:
  • Şiir: Dostlar Beni Hatırlasın

2. ABDURRAHİM KARAKOÇ (1932 – 2012)

  • Saz çalmamakla birlikte şiirlerini halk şiiri gelenekleri doğrultusunda yazmıştır.
  • Politik taşlamalarıyla tanınan şair, “Mihriban” adlı şiiriyle geniş kesimler tarafından sevilmiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Hasan’a Mektuplar, Haber Bülteni, Kan Yazısı, Vur Emri, Beşinci Mevsim

3. ÂŞIK MAHSUNİ ŞERİF (1940 – 2002)

  • Halkın sıkıntılarını toplumcu bir bakış açısıyla anlatmış, güncel siyaseti konu alan politik şiirler ve taşlamalar yazmıştır.
  • Şiirlerini saz eşliğinde söylemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım, Bu Mezarda Bir Garip Var, Dom Dom Kurşunu, Yuh Yuh, Bizden Geriler

4. ÂŞIK MURAT ÇOBANOĞLU (1940 – 2005)

  • Âşıklık geleneğinin bir parçası olan türkülü hikayeler anlatma konusunda oldukça başarılıdır.
  • Kendi türkülerinin yanında usta malı türküleri de genç kuşaklara aktarmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Cumhuriyet Destanı, Öğretmen, Dertli Bülbül, Neyine Güvenemem Yalan Dünyanın, Yaradan

5. ÂŞIK ŞEREF TAŞLIOVA (1938 – …)

  • Günümüz saz şiirinin önde gelen temsilcilerindendir.
  • Şiirlerinde aşk, hasret, tabiat ve sosyal konuları işlemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Ben Bir Şeyda Bülbül, Güzel Görünür, Gönül Bahçesi

6. ÂŞIK FEYMANİ (1942 – …)

  • Şiirlerinde tasavvufi deyişlere yer veren şair, atışma alanında büyük başarı göstermiştir.
  • Çukurovalı âşıklar arasında büyük saygınlığı vardır.
  • t e m b e l o g r e n c i .com sitesinden alınmıştır

  • Eserleri:
  • Şiir: Ahu Gözlüm, Barışmam, Anadolum, Mevlana, Elveda, Bugün Bayramdır
UNİTE 2 : Cumhuriyet Döneminde Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler
1.KONU : Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler (HikâyeRoman)

Cumhuriyet döneminde anlatmaya bağlı edebi metinler kaleme alan bazı önemli yazarlar şunlardır:

SAİT FAİK ABASIYANIK (1906 – 1954)

  • Çağdaş öykücülüğün öncülerindendir.
  • Hikâyelerinde “konu” ve “olay”dan çok “zaman”dan ve “insan yaşamı”ndan kesitler öne çıkar.
  • Türk edebiyatında Çehov tarzı hikâyenin en önemli temsilcisidir.
  • Genellikle gerçekçi olan yazarın bazı öykülerinde gerçeküstü ögeler öne çıkar.
  • İstanbul, deniz, balık, yoksulluk, avare insanlar, doğa yaşama bağlılığın göstergesi olarak öykülerinde sıkça yer bulur.
  • Hikâyelerini sade bir Türkçeyle yazmıştır.

Eserleri:

  • Öykü: Semaver, Sarnıç, Mahalle Kahvesi, Tüneldeki Çocuk, Şahmerdan, Lüzumsuz Adam, Havada Bulut, Kumpanya, Alemdağ’da Var Bir Yılan, Son Kuşlar, Az Şekerli
  • Roman: Medarı Maişet Motoru (Sonraki baskıda adı “Birtakım İnsanlar”), Kayıp Aranıyor
  • Şiir: Şimdi Sevişme Vakti
  • Röportaj: Mahkeme Kapısı

MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1883 – 1952)

  • Durum (kesit, Çehov tarzı) öykücülüğünün ilk ustasıdır.
  • Halkın içinden kişileri (memur, esnaf), onların önemsiz görünen davranışlarını konu edinmiştir.
  • Halkı, iyi ve kötü yönleriyle, onları sevdirerek anlatmıştır.
  • Sade, süssüz, kısa cümlelerle kurulmuş, yumuşak bir dili vardır.
  • Toplumun çektiği sıkıntıları, sorunları abartmadan ve umutsuzluğa düşürmeden göz önüne sermiştir.
  • “Haşmet Gülkokan” ve “Komiser” gibi hikâyeleriyle sevilmiştir.

Eserleri:

  • Hikâye: Otlakçı, Mendil Altında, Temiz Sevgiler, Ev Ona Yakıştı
  • Roman: Ayaşlı ve Kiracıları, Miras

HALİKARNAS BALIKÇISI (1886 – 1973)

  • Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı’dır.
  • Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu’yla birlikte topraklarımızda yeşermiş bütün kültürler, bizden önceki bütün uygarlıklar bizimdir, hemşerimizdir, anlayışıyla yola çıkan “Mavi Anadoluculuk” anlayışına bağlı Türk hümanistlerinden biridir.
  • Eserlerinde denizi, deniz insanlarını, Bodrum’u, Ege Denizi’nin efsanelerini anlatmıştır.
  • Üsluba ve tekniğe çok önem vermeyen yazarın, şiirsel, destanımsı ve coşkulu bir anlatımı vardır.
  • Eski Yunan ve Anadolu uygarlıkları ve mitoloji birikimini de eserlerinde yansıtmıştır.

Eserleri:

  • Öykü: Merhaba Akdeniz, Ege Kıyılarından, Yaşasın Deniz, Egenin Dibi, Gülen Ada, Gençlik Denizlerinde
  • Roman: Aganta Burina Burinata, Ötelerin Çocuğu, Uluç Reis, Turgut Reis, Deniz Gurbetçileri
  • Anı: Mavi Sürgün

MUSTAFA NECATİ SEPETÇİOGLU (1932 – 2006)

  • Türk tarihini ve bugünkü toplumsal yapıyı anlatan eserler yazmıştır.
  • Romanlarında Malazgirt Savaşı’ndan Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşuna kadarki Türk tarihini konu edinmiştir.
  • İslamiyet öncesi Türk destanlarını “Yaratılış ve Türeyiş” adlı eseriyle günümüz diline çevirmiştir.
  • Tiyatro türünde eserleri de vardır.

Eserleri:

BİLGE KARASU (1930 – 1995)

  • Anlattığıyla, anlatımıyla özgün bir imzadır.
  • Resimden, müzikten felsefeye, sinemaya uzanan geniş bir ilgi yelpazesi içinde bireyin sorunlarını sevgi, dostluk, yalnızlık odağında ele almıştır.
  • Ben merkezli hikâyeler yazmıştır.

Eserleri:

  • Öykü: Troya’da Ölüm Vardı, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı, Göçmüş Kediler Bahçesi, Narla İncire Gazel

NEZİHE MERİÇ (1925 – 2009)

  • Toplum içinde bile kendi iç yalnızlığını sürdüren genç kız ve kadınları başarıyla anlatmıştır.
  • Çehov tarzı hikâyeye uygun eserler vermiştir.
  • Öykü, tiyatro ve roman türlerinde eserler yazmıştır.

Eserleri:

  • Öykü: Bozbulanık, Topal Koşma, Menekşeli Bilinç, Dumanaltı, Bir Kara Derin Kuyu, Yandırma, Gülün İçinde Bülbül Sesi Var, Çisenti

VÜS’AT ORHAN BENER (1922 – 2005)

  • Vüs’at O. Bener, eserleri içinde daha çok özyaşamöyküsel nitelik taşıyan öyküleriyle bilinir.
  • Bener, ham gerçekliği edebi bir temele oturtarak ele aldı. Gündelik olaylarla, bilinçaltında birikmiş yaşam parçalarını birleştirdi.
  • Sürekli yeni anlatım biçimleri arayan yazar, bu yönüyle zaman zaman şematizme düşmekle, dış gerçekleri yanlış yerlere koymakla, hatta bozmakla eleştirildi.
  • Bener’in eserlerinde ölüm izleği önemli bir yer tutar. Bunda yazarın genç yaşta doğum sırasında kaybettiği ilk eşi ve doğumdan sonra yaşatılamayan çocuğunun da etkisi vardır. Bu evlilikten sonra tekrar başından evlilikler geçmesine rağmen Vüs’at O. Bener’in çocuğu olmadı.
  • Okurdan çaba isteyen, ayrıksı bir dili olan Bener’in kişilerinin gündelik hayatın ikiyüzlülüklerini dışa vuran bilinç akışlarını, Virgül dergisindeki yazısında, Orhan Koçak “iç konferans tekniği” olarak adlandırmıştır.
  • Öykülerinin yanı sıra Vüs’at O. Bener’in şiirleri, kısa dizelerden oluşan, esprili, ironik ve şaşırtıcıdır.

Eserleri:

  • Öykü: Dost, Yaşamasız, SiyahBeyaz, Mızıkalı Yürüyüş, Kara Tren, Kapan
  • Oyun: Ihlamur Ağacı, İpin Ucu
  • Roman: Buzul Çağının Virüsü, Bay Muannit Sahtegi’nin Notları
  • Şiir: Manzumeler
2.KONU : Göstermeye Bağlı Edebî Metinler (Tiyatro Metinleri veya Drama Metinleri)

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında tiyatronun özellikleri şunlardır:

  • Cumhuriyet döneminde Tiyatro, yeni Cumhuriyet’in ilkelerini halka aktarmada bir araç olarak hızla yaygınlaşmaya başlamıştır.
  • Bu dönemde çocuk tiyatrosu çalışmaları yapılmış, kadınlar sahnede daha çok yer almaya başlamış, devlet konservatuarı açılmıştır.
  • Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında; değişen yaşam tarzının sonucunda yaşanan aile dramları, değer çatışmaları, köy gerçekliği, gelenekler, köyden kente göçün yarattığı problemler, toplumsal ve ekonomik adaletsizlikler, Osmanlı tarihindeki önemli olaylar ve kişiler konu olarak ele alınmıştır.
  • Sade, açık bir dille nazım nesir karışık olarak tiyatrolar yazılmıştır.
  • Geleneksel tiyatroyla (karagöz, orta oyunu vs.) modern tiyatronun özelliklerinin bir arada görüldüğü eserler ortaya konmuştur.
  • Bireysel duygu ve düşünceler de sosyal kurumlardaki değişimler de tiyatrolarda sahnelenmiştir.
  • Cumhuriyet dönemindeki ilke ve inkılâpların sonucunda akılcı ve bilimin öne çıktığı eserler yazılmıştır.
  • Bu dönemde epik ve absürt tiyatro çeşitlerinden yararlanılmıştır.

Cumhuriyet Döneminde Tiyatro Yazarları

HALDUN TANER (1916 – 1986)

  • Öykü ve oyun yazarıdır.
  • Eserlerinde çağının sorunlarını ortaya koymuş, eser kişilerinden hareketle çözümler de sunmuştur.
  • Epik tiyatronun, kabare tiyatrosunun bizdeki öncüsüdür.

Eserleri:İçerik Sahibi Açık Lise Dersleri . c o m

  • Öykü: Yaşasın Demokrasi, Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu, On İkiye Bir Var, Sancho’nun Sabah Yürüyüşü, Ayışığında Çalışkur, Konçinalar, Yalıda Sabah
  • Tiyatro: Günün Adamı, Dışarıdakiler, Huzur Çıkmazı, Keşanlı Ali Destanı, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Fazilet Eczanesi, Zilli Zarife
  • Portre / Anı: Ölür İse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil

TURAN OFLAZOGLU (1932 – )

  • Tiyatro yazarıdır.
  • Oyunlarının konusunu, köyden ve Türk tarihinden almıştır.

Eserleri:

  • Tiyatro: IV. Murat, Deli İbrahim, Genç Osman, Kösem Sultan, Bizans Düştü, Sokrates Savunuyor

RECEP BİLGİNER (1922 – 2005)

  • Şiirleri de olmasına karşın tiyatrocu olarak tanınmıştır.
  • Oyunlarında toplumsal konuları işlemiştir.

Eserleri:

  • Tiyatro: İsyancılar, Sarı Naciye, Yunus Emre, Parkta Bir Sonbahar Günüydü, Mevlana, Ben Kimim, Karım ve Kızım

REFİK ERDURAN (1928 – )

  • Tiyatro eserleriyle tanınmıştır.
  • Tiyatro eleştirisi, fıkra, roman türünde de eserler vermiştir.

Eserleri:

  • Tiyatro: Cengiz Han’ın Bisikleti, Karayar Köprüsü, Bunu Yapan İki Kişi, Canavar Cafer

TURGUT ÖZAKMAN (1930 – )

  • Tiyatro, roman, araştırma inceleme gibi alanlarda eserler vermiştir.
  • Eserlerinde çoğunlukla Türk tarihinin çeşitli evrelerini ele almıştır.

Eserleri:

  • Tiyatro: Pembe Evin Kaderi, Ben Mimar Sinan, Ah Şu Gençler
  • Roman: Şu Çılgın Türkler, DirilişÇanakkale 1915

ORHAN ASENA (1922 – 2001)

  • Edebiyata şiirle başlamış, tiyatro yazarı olarak tanınmıştır.
  • Gılgamış Destanı’ndan esinlenerek yazdığı “Tanrılar ve İnsanlar” oyunuyla ünlenmiştir.
  • Tarihten aldığı olayları ve topluma mal olmuş kişileri konu edinmiştir.

Eserleri:

  • Tiyatro: Tohum ve Toprak, Hürrem Sultan, Tanrılar ve İnsanlar, Fadik Kız, Atçalı Kel Mehmet, Karacaoğlan, Ölü Kentin Nabzı
3.KONU : Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının genel özellikleri şunlardır:

  • Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış, dildeki sadeleşme çalışmaları sürmüştür.
  • Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış, gerçekçi bir anlayış hedeflenmiştir.
  • Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.
  • Şiir, roman, hikâye, tiyatro ve öğretici metin türlerinde önemli gelişmeler olmuştur.
  • Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı) yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla ‘yerli’ ve ‘halka doğru’; veya Batı’nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.
  • Cumhuriyet edebiyatının temelinde İstiklal Savaşı ve Atatürk devrimleri vardır. Şiirler, romanlar, hikâyeler bu iki konu ile doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılıdır. Milli duygu ve heyecan geliştirmeye yönelik bu çabalar Milli edebiyatın bir devamı niteliğindedir.
  • Milli edebiyatla başlayan halka inme, Anadolu’yu tanıma çabası bu dönemin edebiyatında ana ilkelerden olmuş, Türk halkının her kesimi edebiyata girmiştir. Artık edebiyat İstanbul’un sınırlarını tamamen aşmıştır.
  • Yeni kurulan devlet ile yapılan bazı devrimleri halka tanıtmak ve benimsetmek görevi Cumhuriyet dönemi sanatçılarına düşmüştü. Sanatçı, siyaset ile halk arasında bir köprü olmuş, devrimleri yorumlamış, açıklamış ve savunmuştur.
  • Kaynak : Tembel Öğrenci . c o m

  • Yeni dil ve eski dil tartışmaları Cumhuriyet ile noktalanmış, siyasi güç, olayı tekeline almış ve Türk Dil Kurumu’nu kurarak dilde geri dönülmez bir yenileşmeye yoluna gidilmiştir. Ancak bazen çok aşırıya gidilerek halkın anlayamadığı kelimeler dile konularak Türkçe yabancı bir dil haline gelmiştir.
  • Cumhuriyet’ten önce sadece sempati duyulan Türk Halk sanatları ve folkloru ön plana alınmış, öncekilerin küçümsediği Karacaoğlan’ın, Yunus’un tarzı örnek alınmıştır. Artık harf benzerliği de kurulan Batı edebiyatı daha yakından takip edilmiştir. Türk edebiyatı, batı edebiyatının yeniliklerini, akımlarını uygulamaya başlamıştır.